Dışarıda lapa lapa kar yağıyor... kar tatili verildi çocuklara ve hamilelere :) Hamile indiriminden bende faydalandım hemencik. 12 saatlik bir uyku çektikten sonra eşimle güne uyandık. Uyandığınızda sevdiğiniz insanı yanı başınızda görmenin mutluluğunu bilirsiniz. 12 saat uyumanın mutluluğu da ayrı bir konu tabii :))
Eşimin Laleli'de bir iş görüşmesi olduğu için istikamet o yönde oldu ve düştük yollara. Mehmet'in elinde kocaman bir fotoğraf makinesi, her gördüğünü çekiyor. Yolları, arabaları, ağaçları, kardan adamları, kedileri ve beni.
| Eminönü |
| Kardan Adam-1 |
| Kardan Adam-2 |
İstanbul kartpostal gibi duruyor karşımızda. Dolayısıyla Mehmet'in elinden hiç düşmüyor fotoğraf makinesi. Ağa kapısından sonra Süleymaniye camii'ne doğru yöneldik, caminin yapılış hikayesini okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Okumadan geçme :)
![]() |
| Süleymaniye Camii |
Süleymaniye camii'sine doğru yürürken çoraplarımız ıslak, ayaklarımız donuyordu. Camiyi gezip fotoğraflarını çektikten sonra hemen karşısındaki kuru fasulyeciye geçtik, olmazsa olmaz tabii. Karnımızı güzelce doyurduktan namaz kılmak için sıcak bir camiye girdik. Sıcak olması önemli çünkü namazdan sonra çoraplarımı kuruttum caminin elektrikli sobasıyla. Sırf bu yüzden camiden çıkmak istemedik Mehmet'le :)
Camiden sonra dönüş yolunda Vefa semtinden dolaştık, Vezneciler metrosuna bindik, İstanbul'da metro=koltuk yarışı, çok net. Ah İstanbul ahh.. sen nice babayiğitleri rezil edersin metroda, metrobüste, değil mi?
İyi ki kar yağdı, iyi ki tatil oldu. Evlendiğimizden beri (2 aydır) ilk defa böyle güzel bir gezi yapmayı başarabildik. Olsun canım, nasip bugüneymiş demek ki. Hem sevdiğim insan yanımda olduktan sonra bana her gün güzel, her yer cennetten bir köşe. Rabbim onu başımdan, yüreğimden, yanımdan, yamacımdan eksik etmesin..
| Ben ve Mehmet :) |

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder